Doktor: Op. Dr. Yakup Avşar

Kategorilenmemişadmin24 Mar 2008

Doktor: Op. Dr. Yakup Avşar ( Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı )

Este Sağlık Hizmet Listesi:

Hydropeel cihazı ile peeling, bakım ve antiaging (Suyla gelen mucize gençlik; hızlı acısız ameliyatsız cilt yenileme)
Estetik olarak kişiye özel profesyonel cilt ve analiz bakımı
Bölgesel zayıflama tedavisi ( Diyetisyen gözetiminde )
Selülit tedavisi, lipoliz, mezoterapi, karboksiterapi, vakumterapi (Ultrasonografi cihaz uygulamaları ile)

Devamını Okuyun »

Yorum Yap »

Örgü Günleri devam ediyor !!!

Kategorilenmemişadmin22 Kas 2007

Yazın sıcaklardan insanın canı bir şeylerle uğraşmak istemiyor, dedik. Okulların tatil olması nedeniyle pek çok blog sahibi arkadaş ya yazlığa, ya memlekete gitmiş ya da evde çocuklarıyla daha çok zaman geçiriyordur herhalde dedik. Sonra ramazan ayı ve bayram geldi geçti, hala ortalık çok sessiz. Bloglarda bir rehavet var ki sormayın, en başta ben tabii ki :) Bu arada eli hiç boş durmayan hamarat arkadaşlara lafımız yok.
Veee uzun aradan sonra sevgili Funda‘dan bi mail geldi, örgü etkinliğine evsahipliği yapmak istediğini söylüyordu.
Hadi biraz hareketlenelim, hazır havalar da serinlemişken başımızı sıcak tutacak bir şeyler örelim. Detayları Funda’nın yazısında bulabilirsiniz.

Sevgiler

Yorum Yap »

YEŞİL ÇAYIN FAYDALARI

Kategorilenmemişadmin21 Kas 2007

Hem sağlığınız hem güzelliğiniz için
Yeşil çay mucizesi
Sadece sağlıklı bir içecek değil, aynı zamanda güzellik konusunda da haklı bir ünü var. İnce ve formda, sağlıklı bir beden, pırıl pırıl bir ten ve canlı dinamik ruh hali için herkesi yeşil çayın nimetlerinden daha fazla yararlanmaya davet ediyoruz.

ÇAY CİLDİ GENÇ TUTAR
Yeşil çay mucizesini teninize taşımak için kendi yaptığınız bu pratik maskelerden de yararlanabilirsiniz. Temizleyici tonik1 çay kaşığı yeşil çayın üzerine 10 ml. kaynamış su koyun 5 dakika demlendirin. Soğumaya bırakın. Sonra cildinizi bununla temizleyin. Daha sonra çayın içine batırılmış pamukla cildinizi silin. Bu cildinizin koruyucu tabakasını düzenler, cildi parlatır.
Göğüsleri sıkılaştırıyor
4 kaşık süzme yoğurt ve 2 yemek kaşığı yeşil çayı karıştırın. Karışımı göğüslerinizin üzerine sürün, 10 dakika bekletin ve sonra yıkayın. Ardından da cildinizi yine bitkisel kökenli - adaçayı ve kekik yağı gibi cildi sıkılaştırıcı bir yağ ile nemlendirin. Böylece hem cildinizin nem ve yağ dengesini düzenleyecek hem de göğüslerinizin sıkılığını artıracaksınız

Yeşil çay niye bu kadar faydalı?
Aslında yeşil çay siyah çayla (Camellia sinensis) aynı bitkiden elde ediliyor. Siyah çay oksidasyona maruz kalıyor ve bu da antioksidan özellikteki maddenin yapısının bozulmasına neden oluyor. Fakat yeşil çay ve siyah çayın kafein miktarı aynı.kaynak:netten alıntı

Yorum Yap »

ATATÜRK ÇİÇEĞİ

Kategorilenmemişadmin20 Kas 2007

Özellikleri :Tipik olarak 60 cm-5m. kadar boylanırlar. Koyu yeşil renkli yaprakları büyük, uzun ve sivri uçludur. Çanak yaprakları kırmızı, pembe veya beyazdır. Çanak yapraklar çoğunlukla çiçek zannedilmektedir; fakat gerçek çiçekleri çok küçük, sarı renkli ve gösterişsizdir.

Yetiştirme Koşulları :Sıcaklık [değiştir]Asıl çiçeklenme döneminden önce 15 - 20 derece, çiçeklenme döneminde 13-16 derece, çiçeklenme döneminden sonra 10-12 dereceye gereksinme gösterir. Çiçekli iken 13 derecenin altına düşmemelidir. Yüksek oranda nem (% 70-75)ister Işık :Yazın aydınlık yarı gölge yerleri sever. Yaprakların renklenmesi için eylülden itibaren yoğun ışık ister. Kışın çiçeklenme döneminde çok aydınlık yerlerde bulundurulmalıdır. Bitki doğrudan güneş ışığından korunmalıdır.

Saksı Harcı :Hacim olarak 3 kısım turba, 3 kısım yaprak çürüntüsü, 2 kısım tınlı toprak, 2 kısım yanmış ahır gübresi, 3 kısım kum ve 2 kısım perlitin karışımıyla elde edilen harç da kullanılabilir.

Üretim Tekniği: Üretimi çelik ile yapılır. Çelikleri genç sürgünlerden 7,5-10 cm uzunluğunda olmak üzere tepe çeliği tarzında ve Nisan - Mayıs aylarında alınır. Ancak bu çeliklerden yetişen bitkiler yıl sonunda 15-20 cm.Eğer daha bodur bitkiler isteniyorsa çelikler Ağustos ayında alınmaldır. Alınan çelikler, özsuyun akmaması için odun kömürü tozuna batırılarak, hacim olarak eşit miktarlarda turba ve kum karışımına dikilirler. Ortam sıcaklığı 18-21 derece olmalıdır.

Bakım Önerileri :Saksı değiştirme her yıl nisan ayında yapılır. Gübreleme, Haziran - Ekim ayları arası haftada bir kez 1-2 g/l kompoze olarak verilir.

Biki, Haziran’dan Eylül’e değin sürgün verme esnasında ılık su ile bolca sulanmalı, sıcak havalarda yapraklarına su püskürtülmelidir. Çiçeklenme süresince (Aralık- Ocak ayları) verilen su miktarı azaltılmalıdır. Çiçekli halde iken bitkiye çok su verilirse yapraklarının döküldüğü görülür. Dinlenme dönemi olan Ocak ortasında Nisan ortasına kadar ise ya çok az su verilmeli veya toprağı tümüyle tutulmalıdır.

Yaşlı bitkiler çiçeklenmesi bittikten sonra Nisan ayında topraktan itibaren 10-15 cm. kalacak şekilde kesilerek budanmalıdır.

Hastalık ve Zararlılar :Önemli hastalıkları kloroz, yaprak dökülmesi, kök kanseri ve kurşuni küftür. Zararlıları ise kırmızı örümcek ve un bitleridir kaynak:tr.wikipedia.org

Yorum Yap »

OMEGA3 BALIK YAĞI

Kategorilenmemişadmin20 Kas 2007

Oromega 3® balık yağını sağlıklı bir yaşam için her yaş grubundan insanlar güvenle kullanabilir. Oromega 3® balık yağı vücudun birçok hayati fonksiyonunda koruyucu rol oynamaktadır. Oromega 3® yağlı balıkların düzenli tüketilmediği durumlarda sağlıklı vücut ve zihin gelişimi için diyete destek olarak kullanılır.
Omega-3 yağ asitlerinin kulanımının faydaları
Omega-3 yağ asitleri esansiyel yağ asitleridir. En önemli omega-3 yağ asitleri EPA ve DHA dır. EPA ve DHA omega-3 yağ asitleri vücutta sentezlenmeyip dışardan alınması şart olan yağ asitleridir.
Çocuklarda Omega-3 yağ asitlerinin kullanımının;
- Beden ve zeka gelişimi.
- İmmün sistem gelişimi
- Retina gelişimi
- Öğrenme güçlüğü giderme
-Davranışsal bozuklukları düzeltme üzerinde olumlu etkileri mevcuttur. Emzirme döneminde
Omega-3 yağ asitlerinin kullanımının çocuklarda;
- Merkezi sinir sistemi gelişimi
- Erken dil gelişimi
- Psikomotor gelişimi
- İmmün sistem gelişimi
- Zekâ gelişimi üzerinde olumlu etkileri olduğu bildirilmektedir.
Erişkinlerde Omega-3 yağ asitlerinin kullanımı;
Antienflamatuar, Antimitogenik, Antitrombogenik ve Hipotrigliseridemik etki sonucu;kandaki kolesterol (LDL kolesterol seviyesini düşürürken, HDL seviyesinin artmasına yardım eder) ve trigliserid seviyesini düşürür. Kalp krizlerinden kaynaklanan ani ölümleri azaltır. Kanı inceltir ve damar içinde pıhtılaşmasını engeller. Kan basıncını (tansiyon) düzenler.
- Damar sertliği oluşumunu yavaşlatır ve kalp damar sistemi hastalıklarını azaltır.
- Kanser riskini azaltır.
- Yaşa bağlı hastalıkları önler.
- Depresyonu, anksiyeteyi ve uykusuzluğu belirgin şekilde düzelttiği saptanmıştır.
- Erişkinlerin mental fonksiyonlarının iyileştirilmesinde balık yağının önemli bir yeri vardır
- Bipolar hastalıkların, Alzheimer’in, şizofreninin önlenmesinde ve tedavisinde, özellikle stres seviyesinin düşürülmesinde etkili olduğu gösterilmiştir.
-Emboli nedeniyle gelişen felç riskini azaltır.- Romatoid artritin önlenmesinde önemli bir etkendir.
Omega-3 konusundaki araştırmalar göz önüne alındığında, haftada 3-4 kez yağlı balık yememiz, zeytinyağı, ceviz gibi bitkisel kökenli omega-3 kaynaklarını sıkça kullanmamız gerekmektedir. Balık yiyemeyenler veya ek omega-3 kullanımına ihtiyaç duyanların Oromega 3® balık yağını kullanmaları uygun bir seçenektir. Kokusuz ve içimi kolaydır. Her yaş grubu için kullanılabilir. kaynak:omega3.com

Yorum Yap »

MAVİ ANEMON ÇİÇEĞİ

Kategorilenmemişadmin18 Kas 2007

Kinerase, Türkiye’de bir buçuk yıldır piyasada olmasına rağmen, kısa sürede büyük ilgi gördü. Hem kış hem de bahar ayları için ideal, çok yönlü bir bakım kremi olan 15 Faktörlü Kinetin Cilt Bakım Kremi, Kinerase serisinin en çok ilgi gören ürünü. Çünkü cildimizi zararlı ışınlardan korurken, kırışıklıklara, cilt kuruluğuna, güneş lekelerine de etkili olması ve anti-aging etkilerinin olması tüketicinin ilgisini çekiyor. Sabahları hemen üzerine makyaj da rahatlıkla yapılabiliyor. Biz de bu yüzden, yeni bir tüketici kampanyası başlatarak, daha fazla kadının bu ürünü kullanmasını sağlamak amacıyla, Hediyeli Cilt Bakım Setini hazırladık. Bu setin içerisindeki tam boy 15 Koruma Faktörlü Kinetin Cilt Bakım Kremi’ni, hediye olarak veriyoruz. Bu arada Kinerase’i sadece hanımlara yönelik bir ürün olarak görmek de doğru değil. Kinerase, erkeklerin tıraştan sonra kullanmasıyla hergün tahriş olan ciltler için çok faydalı.Peki kozmetik ürünlerin, bir ilaç firması tarafından üretilmesinin tüketici açısından nasıl bir avantajı olabilir?Bir kozmetik ürünün belli klinik çalışmalar yapıldıktan sonra piyasaya, tüketici kullanımına sunulması gerekiyor. Aslında bir kozmetik ürün hazırlanırken de tıpkı ilaç hassasiyetiyle hazırlanmalı. Bizim kozmetik ürünlerimiz, tıpkı ilaçlar gibi belli aşamalardan geçerek hazırlanıyor. Bildiğiniz gibi ilaçlar üç faz deney çalışması vardır. Ancak bundan sonra tüketiciye sunulabilirler. Kinerase da, bir kozmetik markası olmasına rağmen bir ilaç ciddiyetiyle hazırlanmıştır. Bu nedenle çok daha güvenilir olduğunu söyleyebiliriz..
“Güneş ışınlarından da koruyor…Güneş koruma faktörü SPF 15 içeren üründe, kinetinin yanı sıra kolajen, C ve E vitaminleri, yeşil çay özü, hyaluronik asit, bitkisel proteinler bulunuyor. Kinerase Cilt Bakım Kremi SPF 15 cilt kremini kullanarak hem oluşmuş lekeleri açmaya yardımcı oluryorsunuz hem de yeni oluşacak lekelerin önlenmesini sağlıyorsunuz.- Kinerase cilt bakım serisi yalnızca cildimizdeki problemlerin giderilmesi için değil, ayrıca oluşmasını engellemek için koruyucu olarak kadın ve erkek, 25 yaş üzeri herkesin kullanması amacıyla formüle edilmiş. Kremin diğer özellikleri ise şöyle, yaşlanma belirtilerini yavaşlatıyor, cilt lekelerini ve ince çizgileri azaltmayı hedefliyor, cildin nem bariyerini onararak cildin su kaybını azaltıyor.kaynak:hürriyet.com

Yorum Yap »

KAKAO YAĞI ÇATLAKLARI ÖNLÜYOR

Kategorilenmemişadmin17 Kas 2007

Gebelik çatlakları: Neredeyse bütün gebeliklerde, en azından karın bölgesinde çatlama görülür. Nedeni gayet açıktır. Gebelikte karın ve göğüsler fazla büyüyünce, gerilen deri çatlar. İlk belirtiler hamileliğin 6. ve 7. aylarında pembe - eflatun arası bir renkte başlar. Giderek mor bir renge dönüşür. En sonunda beyazlaşır. Çatlakları önlemenin en iyi yolu az kilo almaktır. Ne kadar az kilo alırsanız çatlama ihtimali o denli azalır. Bir yandan da, gebelik boyunca, cildin esnemesine yardımcı olmak için krem sürmek gerekir. Çatlakların tedavisi için birçok yöntem deneniyor. Ancak ne yazık ki henüz kesin bir çözüm bulunabilmiş değil. Çatlaklar, pembe veya mor renkte iken, tedavi edilmeleri daha kolaydır. Beyazlaştıktan sonra iş işten geçmiş olabilir. Buna rağmen mikrodermabrazyon, Foto IPL ve karbondioksit tedavileri çatlak tedavisinde etkin olarak kullanılmaktadır. Bu yöntemler doğumdan kısa bir süre sonra uygulandığında, çatlakları gidermekte veya azaltmakta oldukça iyi sonuçlar vermektedir.
KAKAO YAĞI :Faydaları Denizde bronzlaşmaya, hamilelik sonrası cilt bozulmalarına karşı faydalıdır. Doğum öncesi ve sonrası çatlakları önleyici etkiye sahiptir. Dudak çatlaması ve ciltte pullanmada kullanılır kaynak:netten alıntı

Yorum Yap »

SUNADUMANKAYA’DANGÜZELLİK SIRLARI

Kategorilenmemişadmin17 Kas 2007


EVDE HAZIRLAYACAĞINIZ BU REÇETELERLE EN GÜZEL SİZ OLABİLİRSİNİZ

Bitki Bilimi ve Güzellik Uzmanı Suna Dumankaya, bakımına düşkün olan herkes için hazırladığı kitabı ‘Meslek Sırlarım’da evde yapılabilecek güzellik tarifleri veriyor
Yüz bakımınız için basit reçeteler
TEMİZLEME SÜTÜ
Yüzdeki gözeneklere dolan kirleri ve makyajı temizlenin en kolay ve ucuz yolu, evde doğal malzemelerden hazırlayacağımız karışımlardır. Temizleme sütünü parmaklarınızla ve yuvarlak hareketlerle sürün.
Malzeme: 1 salatalık, 1 su bardağı süt Uygulama: Salatalığı rendeleyip, 1 su bardağı sütte kaynatın ve süzün. Her gün, sabah ve akşam bu karışımla cildinizi silin.
TEMİZLEME TONİĞİ
Tonik, ciltte kalmış kir, yağ ve temizleyici kalıntılarını temizler ve cildi tazeler. Temizleyicinin ardından sürülür. Aşağıdaki tariflerle hazırladığınız tonikten birkaç damla pamuğa damlatıp, silmeden, tamponlayarak cildinize uygulayın. Toniklemeden sonra yüzünüze maden suyu püskürtün ve kağıt mendille tamponlayarak kurutun. Sonraki aşama nemlendirme olacak.
a- KARMA CİLTLER İÇİN Malzeme: Lavanta, melisa, papatya, hatmi çiçeği, yarım fincan saf alkol, içme suyu
NEMLENDİRİCİ
Nemlendirme, çevrenin yol açtığı buharlaşma etkilerinin önlenmesine yardımcı olur. Nemlendirici cildi düzgünleştirir, dolgunlaştırır, gözenekleri kapatarak makyaj için iyi bir zemin hazırlar.
Uygulama: Kaynamış suyun içine birer tutam lavanta, melisa, papatya ve hatmi çiçeği atın, 15-20 dakika demlendirip süzün. Saf alkol ekleyin. (Hazırlanan karışım, kapalı bir şişede buzdolabında saklayın)
b - HASSAS CİLTLER İÇİN Malzeme: Biberiye, gül suyu Uygulama: Bir çorba kaşığı biberiyeyi, 300 ml. gül suyuna karıştırarak karanlık bir yerde saklayın. Bununla her akşam cildinizi temizleyin.
c - KIRIŞIKLIKLAR İÇİN Malzeme: Yarım litre ılık su, 1 tatlı kaşığı karbonat Uygulama: Su ve karbonatı karıştırın. Pamukla, cildinize uygulayın.
Malzeme: Havuç, zeytinyağı, limon Uygulama: Havucu rendeleyin. İçine zeytinyağı ve limon suyu ilave edip, yiyin. Bu karışım vücut için çok faydalıdır. Bağırsakları düzene sokar ve cilde nem sağlar.
Peelıng
(Derinlemesine yüz temizliği)
Cildi ölü hücrelerden, biriken yağlardan ve siyah noktalardan arındırmak için, derin bir temizlik yapmalısınız. Bunu peeling, buhar banyosu veya maskelerle gerçekleştirebilirsiniz. İşte evde yapabileceğiniz basit peeling tarifleri: Malzeme: 1 kahve fincanı yulaf ezmesi, 2.5 çay kaşığı bal, 1 tatlı kaşığı elma sirkesi, yarım tatlı kaşığı sıcak su Uygulama: Malzemeleri karıştırın ve cilde uygulayın. 15 dakika bekleyin ve yumuşak, nemli bir bezle ovarak çıkarın. Bol su ile yıkayın.
SİVİLCEDEN KURTULMAK İÇİN
Sivilceler her yaşta birçok insana sorun yaratır. Sivilceleri yok ederek daha sağlıklı ve güzel bir cilde kavuşmanın en güzel yolu yine doğadan geçiyor. Sivilceleri yok etmek için beraber bu basit formülü hazırlayalayabilirsiniz. Malzeme: 100 gram alkol, 6 adet aspirin Uygulama: Aspirini ezin ve alkolle karıştırıp 3 gün bekletin. Bu karışımla cildinizi her gün silin.
LEKELERİ YOK ETMEK İÇİN
Malzeme: 1 çay kaşığı amonyak, 1 çay kaşığı peridrol, 1 çay kaşığı saf su, 1 çay kaşığı sabun Uygulama: Kullanılmamış bir sabunu rendeleyin ve diğer malzemelerle karıştırın. Cildin hassaslığının ölçülmesi için önce elinizin üzerine deneyin, sonra lekelerin üzerinde bekletip, bol su ile yıkayın. Bu karışım haftada bir kez uygulanabilir. Dışarı çıkarken güneşten koruyucu ürünler kullanmaya dikkat edin.
ÇİLLERİNİ SEVMEYENLERE
Malzeme:
Keten tohumu Uygulama: Keten tohumunu kaynatın, suyu ile cilde masaj yaparak çillere ve lekelere maske olarak uygulayın.
Bunları ihmal etmeyin
Cildinizi güneşten koruyun: Güneşin zararlı etkilerinden korunmak için her gün koruyucu krem kullanmalı.
Cildinizi aşırı sıcak ve aşırı soğuktan koruyun: Sıcak ve soğuk havalarda cilt nemini kaybeder. Özellikle kışın cilt tipiniz için uygun nemlendiricileri mutlaka uygulayın.
Sigara içmeyin: Sigara cildin ihtiyacı olan oksijeni azaltır ve cildin yenilenmesini engeller. Cilde solgun görünüm verir.
Cildinizi derin temizleyin: Bazı yaşı ilerlemiş bayanlar cildi kurutacağı ve kırışıklıkları artıracağı düşüncesiyle cilt temizliği yapmaktan kaçınır. Pamukla uygulayacağınız bir temizleyici kremin, birkaç dakika cildin üstünde kaldıktan sonra bol suyla yıkanması yeterli olur.
Cildinizi derin nemlendirin: Haftada bir, maske veya nemlendiricinizi bol miktarda kullanarak, cildinizi beş on dakika nemlendirmeye bırakın.
Cildinizde kan dolaşımını hızlandırın: Uygun kremlerle cildinize masaj yaparak, ciltteki ölü derinin atılmasını sağlayabilir ve kan dolaşımını hızlandırabilirsiniz. Bu, cildinizin yenilenmesine ve pürüzsüz bir görünüm kazanmasına yardımcı olur.
Sağlıklı beslenin: Vücudunuz için uygulayacağınız sağlıklı beslenme programı, cildiniz için de yararlıdır. Bol sebze ve meyve, bol lifli tahıllar, az yağlı, az şekerli ve az tuzlu besinler tercih etmelisiniz. Ve tabii bol su şart!
Sonbaharda: Cildiniz kuruysa baharat kullanmayın. Bol bol su için, salata ve sebzeye ağırlık verin. Yüzünüzü belli aralıklarla maden suyu ile yıkayın. Duşa girmeden önce badem yağı ile masaj yapın.
Kış aylarında: E ve C vitamini içeren besinler tüketmeye özen gösterin. Ispanak, marul, semizotu gibi yeşil sebzeleri çiğ olarak tüketin. Haftada bir gün yalnızca iki, üç litre sıkma meyve suyu içerek temizlenme kürü yapın. Açık havaya çıkarken cildinize bitkisel yağlar (susam, kayısı yağı gibi) veya nemlendirici kremler sürün. kaynak:hürriyet kelebek eki

Yorum Yap »

ISIRGAN OTU

Kategorilenmemişadmin15 Kas 2007


Isırgan Otu (Urtica diocia / urens); kökünden başlamak üzere, kökü, yaprakları, tohumları bile şifalı olan bir bitkidir. Eski çağlarda da büyük bir saygınlığa sahipti. Albrecht Dürer (1471 - 1528) bir tablosunda, elinde ısırganotu olan bir meleğin Tanrı katına uçusunu canlandırmıstı. İsviçreli botanik bilimci Künzle, bir yazısında, yakıcı özelliği sayesinde (Tüylerde bulunan histamin ve asetilkolin) korunmamış olsaydı, bitkinin kökünün çoktan kurumuş olacağını belirtmişti. Eğer kendini koruyamamış olsaydı, haşarat ve hayvanlar onu çoktan yok etmişlerdi. Büyük ısırgan otu (Urtica diocia L.), çok yıllık ve otsu bir bitkidir, boyu bazen 1 m’yi geçer, yapraklar koyu yesil renkli, saplı, dişli kenarlı ve yakıcı tüylüdür. Küçük ısırgan otu (Urtica Urens L.), bir yıllık ve otsu bir bitkidir. Boyu 60 cm kadar olabilir. Yapraklar açık yeşil renkli, saplı, dişli kenarlı ve yakıcı tüylüdür. Duvar kenarları ve harabeliklerde bol olarak görünür.Her iki türün de yaprakları 2-4 cm uzunlukta, oval veya kalp biçimindedir. Taze iken deri ile temas edince deride kızartı ve yanma yapar. Dızlağan ve dikenli ısırgan isimleriyle de bilinir. Türkiye’ de her iki tür de yetişir.
Egzema ve egzemaya eşlik eden baş ağrılarıısırgan otu çayı ile iyileştirileilirler. Isırgan otu, böbrek ve mesane taşı oluşumuna karşı da kullanılabilir. Böbrek hastalıkları ve zorlu baş ağrıları genellikle bir arada görülürler. Egzemalar genellikle dahili bir nedene dayandıklarından, onları içerden, kan temizleyici bitkilerle iyleştirmek gerekebilir. Isırganotu, en başta gelen kan temizleyici ve aynı zamanda kan yaptırıcı bir bitkidir. Böylece, pankreas üzerinde de çok olumlu etkileri olduğu için, ısırganotu çayı ile kandaki şeker düzeyi düşürülebilir. İdrar yolları hastalıkları ve iltihapları, da bitki çayı ile iyileştirilebilirler. Aynı zamanda da dışkılama kolaylıkları sağladığından, bir ilkbahar kürü için özellikle önerilir. lkbaharda ve sonbaharda filizlendiğinde, onunla 4 haftalık bir çay kürü yapmak önemlidir. Sabahları aç karnına, kahvaltıdan yarım saat önce bir bardak ve gün boyunca 1-2 bardak çayı yudumlanarak içilebilir. Bu tür çay kürlerinden sonra kişi kendini anlatılamayacak kadar iyi hissedebilir. Ayrıca bu çayın lezzeti hiç de kötü değildir. Ama duyarlı kişiler, ona biraz papatya veya nane ekleyerek, lezzetini ve kokusunu değiştirebilirler.
Isırganotu, karaciğer ve safra kesesi hastalıklarında, dalak hastalıklarında, solunum sistemi balgamlanmasında, mide kramplarında ve ülserlerinde, bağırsak ülserlerinde ve akciğer hastalıklarında öncelikle önerilir. Değerli etken maddeleri (Potasyum tuzları, organik asitler-formik asit, histamin, asetilkolin ve Vitamin C) alabilmek için, çay hazırlanırken, yapraklar yalnızca haşlanır (kaynatılmaz). Isırganotu, koruyucu olarak da günde bir bardak içilebilir. Mikroplu hastalıklarda ve mikrop salgılanan hallerde de bitki çok iyi bir yardımcıdır. Belirli bir yaştan sonra bedendeki demir miktarı azalmaya başlar. Bu nedenle, yorgunluk ve bitkinlik halleri görülür, kişi yaşlandığını düşünmeye başlar ve verimliliği giderek azalır. Işte bu durumlarda, demir içerikli taze ısırgan otu ile çok olumlu sonuçlar alınabilir. Bir ısırgan otu küründen sonra, kişi kendini çok kısa bir süre içerisinde eskiye oranla çok daha rahat hisseder, enerji ve çalısma gücü geri gelir, dış görünüm olarak da belirgin bir düzelme başlar. Safrakesesi rahatsızlığı ve kansızlık durumlarında da bitki çayı fayda sağlayacaktır. Ödemlerde, ısırganotu bedendeki fazla sıvıyı emerek büyük yararlar sağlar. Kan yaptırıcı özelliği sayesinde, kansızlık solgunluklarında, alyuvarlar eksikliğinde, anemi de yardımcı olur. Herhangi bir alerji rahatsızlığı çekenler (bahar nezlesi dahil) uzun bir süre ısırganotu çayı içebilirler. Bitki, soğuk algınlığına yatkınlığı önler, romatizma ve gut hastalıklarında yardımcı olur.
Taze ısırganotu yaprak ve kökünün kaynama suyuyla baş yıkanabilir ve saçlar canlanarak, sık bir biçimde büyümeye başlarlar. Her tür saça özellikle iyi gelen ısırganotu tentürünü herkes kullanabilir. Kafa derisi kepeksiz, saçlar sık, yumuşacık ve parlak! Damar tıkanıklıklarında da (baldırlarda), ısırganotu çok büyük yardımlar sağlar. Bu hastalığı çeken bazı kişiler, ağer zaman geçirmeden, ısırganotu kökü ayak banyoları yapacak olurlarsa, olası bir bacak empütasyonundan kurtulabilirler. Her tür kramp, nerden gelirse gelsin, kan dolaşımı bozukluğunun habercisi olabilir. Böyle durumlarda, bitkinin kaynama suyula masaj veya banyo yapmak fayda sağlayacaktır. Bu durum, koroner damarlarının daralması gibi özel durumlarda da geçerlidir. Belden yukarısı banyo küvetine doğru eğilir ve kaynatılmış bitkinin ılık suyuyla kalp bölgesine hafifçe masaj yapılır. Siyatik, lumbago ve kollarda, bacaklarda oluşan sinir iltihaplanmalarında, ağrılı bölgelere, yapraklı taze ısırganotu dalı hafifçe sürülür. Örneğin siyatikte, ayak ekleminden başlamak üzere, dıştan kalçaya kadar ve oradan da bacağın iç tarafından topuğa kadar yavaşca sürülür. Bu iki kere daha yenilenir ve son olarak, kalçadan başlayarak aşağı doğru inilir. Gerektiğinde daha başka bölgelere de aynı biçimde uygulanır. Isırganotunun sebep olduğu kaşıntıyı önlemek için, işlem sonunda o bölgeler pudralanır.
Kullanılan bitki ne kadar taze olursa, şifalı gücü de o kadar fazladır. Kış için bir miktar stok yapmayı da unutmayın ve kurutacağınız bu ısırganları mayıs ve haziran ayının güneşli günlerinde toplamaya dikkat edin. Kendi sağlığınız için bir şeyler yapabildiğinize sevinin! Ama ama en önemlisi sadece ihtiyacınız kadar bitki toplayın. Eğer sadece yaprak ve saplara ihtiyacınız varsa kesinlikle bitkiyi köküyle beraber sökmeyin. Bir bölgedeki tüm bitkileri tamamen koparmayın. Gelecek yıllarda da bitkinin neslini sürdürmesine izin verin!
Kullanım Biçimleri:
Çay Hazırlamak:
Yaprak Çayı
: Bir tatlı kaşığı ince kıyılmış ısırganotu, orta boy bir su bardagı dolusu kaynar suyla
haşlanır , 5-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-4 bardak yeni demlenmiş çay aç karnına veya öğün aralarında tatlandırılmadan içilir. Kokusunu veya tadını rahatsız edici bulanlar çaylarına biraz nane ilave edebilirler.
Kök Çayı: Bir tatlı kaşığı ince kıyılmış kök, bir su bardağı dolusu soğuk suya eklenir, hafif ısıda kaynama derecesine getirilir, 4-5 dakika kaynadıktan sonra, ateşten indirilip 5-10 dakika demlendirilir ve süzülür. Günde 3 bardak taze demlenmiş çay soğutulmadan içilir.
Tohum Çayı: Havanda hafifçe ezilmiş bir tatlı kaşığı tohum, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak su ile haşlanır, üstü kapalı olarak 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-3 bardak taze demlenmiş çay, yemeklerden yarım saat önce soğutulmadan içilir.
Isırganotu Tentürü: Ilkbaharda veya sonbaharda sökülen kökler bol suda iyice yıkanır, elden geldigince ince kıyılır ve bir sisenin bogazına kadar doldurulur. Köklerin üstüne çıkacak kadar 35-40 derece etil alkol eklenir, hergün çalkalanarak güneste 14 gün boyunca bekletilir ve süre sonunda bir tülbentten geçirilerek süzülür. Koyu renkli siselerde, serin bir yerde yıllarca saklanabilir.
El ve Ayak Banyoları: Iki avuç dolusu yıkanmıs kök, sap ve yaprak, 5 litre soguk suya konularak, 10-12 saat bekletilir ve sonra kaynama derecesine kadar ısıtılır.

Banyo sırasında bitkiler suyun içinde kalabilir. Bu banyo suyu, yeniden ısıtılarak, 2-3 kere daha kullanılabilir.
Saç Yıkamak: 4-5 avuç taze veya kurutulmus yaprak, 5 litre suya koyulur, agır ateste kaynama derecesine kadar ısıtılır, 5 dakika demlendikten sonra süzülür. Kök kullanıldıgında ise, 2 avuç dolusu ince kıyılmıs kök, 10-12 saat soguk suda bekletilir, sonra kaynama derecesine kadar ısıtılır ve demlenmesi için 10 dakika beklendikten sonra süzülür. Bu durumda, saç yıkamak için sodalı sabun gerekir

kaynak:.bitkisel-tedavi.com

Yorum Yap »

KARINCA YUMURTASI YAĞI

Kategorilenmemişadmin14 Kas 2007


Karınca Yumurtası- Tüy Dökmede Etkili Çözüm
Nasıl Kullanılır Kullanım Uyarıları Karınca Yumurtası Yağı sizi altı seansda tüylerinizden tamamen kurtarır, ilk kullanımın ardından tüyleri yarı yarıya döker, daha sonraki aylarda ise tüyleri tamamen yok eder. Bu mucize preparatı sizin için şok fiyata İran’dan getirdik. Tüy dökmede en ucuz ve en etkili çözüm Arkadaşlar karınca yumurtası yağını kullanıyorum, beni ikna eden sebeb ise eskiden bebekler doğduğunda bikini bölgesine ve koltuk altlarına karınca yumurtası yağı sürerlermiş sonuçtada o bebeğin tüfleri çıkmazmış. Önceden kendimi geç kalmış gibi hissediyordum yaşım büyümüş ve buralarda karınca yumurtası yağı bulmak mümkün olmuyordu fakat sonra talayı duyduğumda hemen denemeye karar verdim ve şuan kullanıyorum.İlk kullanımımdan sonra tüylerin yarısı gitti ve iki ayda çıktı şuan 4. seansı yaptım ve bekliyorum tüylerimdeki azalma beni hem şaşırttı hemde mutlu etti anlarsınız ya. Diğer yöntemler hem masraflı hemde zahmetli ama bu farklı çok basit tüyleri al ve sür bitti. Sonuçta diğer yöntemlerinde 1 sene sürdüğünü biliyorum ve bi okadar para bu onlardanda etkili ve kesin çözüm olcak gibi kızlar tüylerim çok seyreldi kullanmanızı tavsiye ederim…kaynak:netten alıntı

Yorum Yap »

Page 1 of 3123»



Kategoriler

Son Yazılar

Son Yorumlar

Etiketler

Arşivler

Meta

RSS (Feed)

eXTReMe Tracker