Bayrak Çekme Tekniğiyle Kıyıdan Yatı Avı

admin | Balıkçılık | Cuma, 14 Aralık 2007

Bayrak Çekme Tekniğiyle Kıyıdan Yatı Avı



*

KUMSALLARDA BALIK AVCILIĞINDA UYGULANABİLECEK FARKLI BİR YÖNTEM
Bayrak Çekme Tekniği

Eskiden (Amatör sirküler yokken ve geleneksel olarak amatör av araçlarıyla ticari balıkçılık yapılabildiği dönemlerde) daha yaygın kullandığımız, şimdilerde unutulan bir teknikten söz etmek istiyorum.

Samsun kıyılarının hemen hemen tamamı kumsaldan oluşur. Halen yaşadığım Sinop sahillerinde de kumsal kıyılar mevcuttur.
Bütün kumsal sahillerde olduğu gibi bu kıyılarda kıyıya paralel olarak uzanan ve yakın olanı 20 metre, ikincisi 100 metre açıkta olan Samsun’da ada, Sinop’ta cana adı verilen sığlıklar bulunur. İlk sığlığın kıyı tarafı en fazla 1 metre derinlikte, adanın tepesi ise 20-30 cm, ikinci ada ile birincisi arasında en fazla 3 metre olabilen bir derinlik ve sonrasında 1-1.5 metrelik tepe vardır. Bu aşamdan sonra kıyı yavaşça derinleşir.

Rüzgar çok ise dalgalar genelde açıktaki adada patlar, sakin günlerde ise kıyıya yakın olanda köpükler gözlenir (bakınız fotoğraf).

Kıyıdan olta atmak istediğinizde en fazla birinci adanın tepesine kadar ulaşabildiğimizden balık almak zor oluyordu. Biz de başka yerde kullanılır mı bilmem, uydurduğumuz bir yöntemle oltayı uzağa taşıyorduk.
Biz buna çamaşır asma yöntemi derdik, sonralarda özellikle Yakakent (SAMSUN) sahilinde yazlıklarda aynı teknik yarım yada bir boy fanyalı ağın denize serilmesinde kullanılmaya başladı ve “bayrak çekme”, “asansör”, çamaşır asma” gibi başka başka isimler verildi. Tabiri uygun ise burada “Bayrak Tekniği” olarak isimlendirelim.

Kumsal kıyılarda oltacılıkta kullanılan modern; yöntem surf casting yada Türkçe ifadeyle “kıyıdan uzağa yemli olta atma” yöntemidir.

Bu yöntemin uygulanabilmesi için olmassa olmaz ekipmanlar vardır. Başka bir başlık altında bu konuyu da yazmakta yarar var fakat kısaca bunları ;

  • kumlu diplerde attığın yerde kalabilen çapa kurşun
  • uzağa atmayı sağlayacak özellikte bir kamış
  • yine aynı özellikte bir makine
  • ince (0.25-0.50 mm) ama yüksek çekerli (5-10 kg) misina
  • ve uygun köstek-kanca sistemleri

olarak sıralayabiliriz.

30 yıl önce bu malzemelere sahip olmak hayalden de öte ütopya idi. Erişebildiğimiz malzemeler ise;

  • misina sarmaya yarayan doğal mantarlar
  • Krokodil yada Bayer marka şeffaf yada yeşil renkli misinalar
  • genelde tuğla kalıplara kendi döktüğümüz yada hazır satın aldığımız mavruka kurşunlar
  • Sarı fırdöndüler
  • Mustad’ın bir kaç çeşit kancası

ile sınırlıydı.

İş bu haldeyken hamsi ve istavritle yemlenmiş oltaları kumsal kıyılarda uzaklara atmak oldukça zahmetli oluyor. Çoğu zaman yemler düşüyor, olta kısa mesafe alarak birinci adanın sığ tepesinde kalıyor.

Oysa oltayla avlamayı hedeflediğimiz balıkların iki ada arasındaki bölgede ve ikinci adanın tepesinden az daha açıktan itibaren yayıldıklarını gözlüyoruz. Sadece başta kefal ve lüfer olmak üzere çok dalgalı günlerde balıkların kıyı ile ilk ada arasında gezdiklerine ve dalga kırılmadan önce ilk adada ayna verdiklerine şahit olabiliriz.

Bu kumsal kıyılarda, oltanın kısa düşmesi ve ileri atmak için fazla zorladığımızda yem dökülmesi olmak üzere önemli bir sorun karşımıza çıkıyor. Öyle bir yöntem uygulanmalı ki, hem oltamız istediğimiz mesafeye gitsin, hem de yemleri dökülmesin.

Böyle sahalarda “bayrak çekme” yöntemini kullanmak işimizi hayli kolaylaştırmaktadır.

Yöntemin esası uygun zamanlarda yüzerek yada bir bot yardımıyla deniz içinde istediğimiz mesafeye bir makara sistemi yerleştirmeye dayanır.

Parke taşı büyüklüğünde bir beton blok üzerine beton sertleşmeden önce bir halka yerleştirilerek oluşturulan sistem (ayak taşı) açığa bırakılır.

Bu halkadan uygun özellikte bir naylon ip (tercihen 1.5 luk misina) geçirilerek her iki ucu kıyıya alınır.

Daha sonra olta atmak istediğimizde, ipin bir ucuna oltamızı bağlayarak diğer uçtan direğe bayrak çeker gibi oltayı denize gönderebiliyoruz.

Bu yöntemde dibe sürtünerek açığa çekilen yemlerin dökülmesi ihtimali olduğundan ya yemler sağlam seçilmeli ve takılmalı ya da oltanın açığa çekimi sırasında bir kişi tarafından oltanın kıyıdaki ucu daima yukarıda tutulmalıdır.

Bu yöntemle Karadenizde kalkan, kırlangıç, minekop, lüfer ve ender olarak kefal yakalanabilmektedir.
Olta genelde akşama doğru bırakılır ve sabah kontrol edilir. Kış günlerinde plaj boşken tüm gün denizde bırakmak, arasıra kontrol etmek de mümkündür.

Balık avında gece/gündüz farkı

admin | Balıkçılık | Cuma, 14 Aralık 2007

Güneş doğumlar ve batımları deniz balıkların yemlendiği(saldırgan olduğu) ve çoğu türünde sığlıklara yanaştığı zamanlardır. Kimileri güneş batımından sonra daha çok av verir (lüfer, iskorpit, eşkina) kimiyse güneşin doğumundan batımına kadar (izmarit Vb.)

olta avcılığı yapan balıkçı tekneleri sabah gündoğumundan önce ve akşam saatlerinde denize çıkarlar. (türe ve av tekniğine göre istisnalar vardır)

Bana sorarsanız bu işin kesin kuralları yok. Sabah ve akşam av vermeyen denizin öğlen saatlerinde cömert davrandığını bilirim.

Herşeyden önce nasip kısmet derim…

Kiyi Balikçiliğinda Güvenlik

admin | Balıkçılık | Cuma, 14 Aralık 2007

Kiyi Balikçiliğinda Güvenlik


Kıyı balıkçılığı zararsız ve tehlikesiz bir spor gibi görünse de, bu gerçeği yansıtmamakta ve bu uğraşa gönül verenlerin karşısında çoğu kez görünmez tehlikeler bulunmaktadır. Güvenli ve sağlıklı bir spor uygulanması için, kıyıdaki balık avı meraklılarının bazı kurallara dikkat etmeleri gerekmektedir.

Açık havanın genellikle soğuk aylarda, alışık olmayan bünyelerde olumsuz etkiler yaptığı, Soğuk algınlıklarının ağır hastalıklara yol açabildiği asla hatırdan çıkarılmamalı, her türlü atmosfer koşullarına karşı uygun giysilerle vucut korunmalıdır. Kıyı balıkçılığı yapanların da, soğuk ve yağışlı havalarda kullanmak üzere, su ve rüzgar geçirmeyen bir anorak, yada muşamba takım ve bir çift lastik çizme edinmeleri gerekmektedir. Sıcak havalarda bile, güneşe karşı başı koruyacak bir şapka, denizden gelen meltemin sürekli etkisini önleyecek bir avcı yeleği giymek yerinde olur. Kış aylarında, ısıtıcı bir önlem olarak bir termosta çay, ya da kahve bulundurmak, hem sinir sistemini takviye ettiği, hemde soğua karşı koruyuculuğu dolayısıyla önemlidir.

Dikkat edilecek ikinci bir husus da, genellikle yağışlı havalarda, bazen de denizin nemli esintisiyle olta atılabilecek, rıhtım, köprü, duba ya da demirli tekne güvertelerinin kaygan oluşudur. Bu nedenle, giyilecek ayakkabıların en az kayacak tabanlara sahip olmasına özen gösterilmelidir. Özellikle, kaya üzerleri sürekli ıslak ve kaygan yosunlarla kaplı olduğu için, bu yerlerde yapılacak avcılıkta, heyecan ve telaşın etkisiyle düşmek işten bile değildir. Bu düşmeler, insan çoğu kez kendini toparlayamadığından kırıklara, bazen de baş çarpması ve iç kanama nedeniyle ölümlere bile yol açmaktadır.

Sağlık ve esenlik bakımından üzerinde önemle durulacak bir husus da, balık avlama uğruna ıssız yerlere yalnız başına gitmenin hiç de güvenli bir davranış olmadığıdır. Bir çok görünmez kazaya , özellikle de hassas bünyesi olanların ani bir rahatsızlığa karşı bir davranış olmadığıdır. Bir çok görünmez kazaya, özellikle de hassas bir bünyesi olanların ani bir rahatsızlığa karşı bu kurala kesinlikle uymaları gereklidir. Avı ne kadar bol olursa olsun, böyle ıssız yerlere bir veya birkaç arkadaşla birlikte gitmek hem hoşça vakit geçirmek, hem de güvende olmak bakımından önemlidir.
Kullandığınız olta takımları da, görünüşte zararsız olsalar bile, bazen size beklenmedik yaralar açabilirler. Örneğin, damaklı bir olta iğnesi parmağınıza veya einize saplanabilir. Bu durumda onu çekip çıkarmak çok acı verici olduğu kadar, çok da zordur. İğne derine sağlanmamışsa, palasını penseyle kesmek ve yoluna iterek derinin öteki yönünden çıkarmak yerinde bir hareket olur. Bundan başka, irice bir balığı çekerken olta ipinin kayarak, elinizi keskin bir bıçak gibi kesmesidir. Bazı defa derin kesiklere neden olan bu olgu karşısında, olta kutusunda bulunduracağınız ilk yardım gereçlerinin ne kadar yararlı olduğunu göreceksiniz. En küçük bir kesiğin bile bir antiseptikle temizlenip sarılmadığı takdirde büyük enfeksiyonlara yol açması her zaman olasıdır.
Zehirli balıkların kılçık, yada dikenlerinin batmasına karşı da tedbirli olmalısınız. Bu konuda ustalaşıncaya kadar, tanımadığınız ya da zehirli olduğunu bildiğiniz balıkları iğneden çıkarmaya çalışmak yerine o bedeni , ya da kösteği gözden çıkararak kesmelisiniz. Özellikle Rina’nın kuyruğundaki bir çift diken testere gibi çapraz dişli olduğundan, batarken kolayca saplanır, ama çıkarması o nispette zordur; çok zehirli olması dolayısıyla vakit geçirmeden bir doktora gidilmesi yerinde olur. Bu imkan yoksa, iğneyi çıkardıktan sonra, yarayı sıkarak bolca kanatmalı, oksijenli suyla iyice temizlemeli ve sulu amanyokla yıkamalısınız. Trakonya, yada Varsam ın dikeni battığında da aynı işlem uygulanır. Yaranın üzerine işemekte, ilaç yokluğunda yararlı bir yöntemdir. Bu balıkların zehiri de nöbet ve ateş yaptığından doktor kontrolünde, kalbi kuvvetlendirici ve ağrı kesici ilaç almak yerinde olur. Diğer balık dikenlerinin batmasında da, zehirli olmasa bile dikenin battığı yerde kalmamasına ve yarayı temizlemeye özen gösteriniz.; böylece mikrop kapmaya ve iltihaplanmaya karşı kesin bir önlem almış olursunuz.

Engin SUNAR üstadımızdan alıntıdır.

Son günlerde ülkemizde de görülmekte olan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi mikrobunu taşıyan keneler içinde muhakkak önlem alınmalıdır. Kenelere karşı çadır kuruyorsanız çadırınızın etrafına ve avlak bölgesi çevresine kene kovucu ilaçlar sıkabilirsiniz. Ayrıca avlanırken pantolununuzun paçalarını çoraplarınızın içine sokmanız kesinlikle gereklidir. Bu konu ile ilgili diğer bir husussa avlak bölgenizden ayrılırken üzerinizi ve eşyalarınızı kontrol etmenizdir.

Kazasız ve güvenli bereketli avlar dileklerimle rast gelsin……

LEVREK BALIĞI AVI

admin | Balıkçılık | Pazar, 09 Aralık 2007

levrekBu balıklada ilgili oldukca detaylı bilgi vermeye calısıcam.. oncelikle ben bu tur balıkları ege cesme denizinde yakaladıgım icin kendi yakalama yontemlerimle sizlere anlatıcam.. cok urkektir insanların yuzdugu yerlere cok seyrek gelirler genelde ıssız ve onları kimsenin rahatsız edemeyecegi yerleri tercih ederler onun icin bu balıgı ararken ıssız ve insanların yuzmedigi yerleri tercih etmelisiniz… yırtıcıdır balıkla beslenir ve acsa gordugu balıgı yakalamak icin cok uzak mesafelerden takip eder ve 1 koseye sıkıstırıncaya kadar avını kovalar.. normalde basarılı olur bazende balık cok kıyıya kadar geldigi icin avını bırakır ve geri doner.. aynen 1 jileti andıracak kulakları vardır eger dikkat etmezseniz cok feci 1 acı duyabilirsiniz.. bu tur balıkları avlarken oldukca sabırlı olmanız gerekmektedir ve yemi iyi secmelisiniz ozellikle bu balıkta canlı yemler daha iyi sonuc vermektedir.. simdi olta takımımıza ve avlama yontemlerine gecelim…

NASIL AVLANIR? :
(daha fazla…)

KEFAL AVCILIĞI

admin | Balıkçılık | Pazar, 09 Aralık 2007

kefal Bu balık icin aslında fazla bir sey soylemeye gerek yok cunku gunumuzde pazarlarda en bol olan balıklardan biri tabiki kefal dedinizmi herkez bu balıga kotu gozle bakıyorlar neden? cunku insan pislikleri ile beslendikleri icin ama illada heryerdeki kefal pis diye bir sey yok ornegin cesme ıldırı da veya cesme balıkcı limanlarında teknelerin aralarında bu balıkları gormeniz mumkun denize bir atık olmadıgı icin yosun ve parazitlerle besleniyorlar bu balıgın 2 cinsi var (1. si Topan Kefal) - (2. si Sarı Kulak) topan kefal uzun ve oldukca buyuk olur sarı kulaklar ise iri buyuk ve cok lezzetli olur tabiki bu balıkları yakalamak oyle kolay deil ;) benim uzmanlık alanıma girdigi icin ayrıntıları ile anlatmaya calısıyorum bu balıklar diger balıklar gibi ıssız yerlerde yasar diye bisey yok bu balıklar insanların oldugu yerleri mesela pilajları sıcak suları severler yırtıcı balıklardan korunmak icin kaya aralarında da oldukca gorulur… kefal neredeyse tüm balıklardan uyanıktır buyüzden oltalarınızı baştan aşşağı değiştirmeniz gerekebilir, aşağıda bir kaç örneğimiz mevcut. simdi isterseniz nasıl avlandıgına bakalım..

nasıl avlanır?
(daha fazla…)

KARAGöZ AVCILIĞI

admin | Balıkçılık | Pazar, 09 Aralık 2007

karagoz
Karagozler genelde suru halinde gezerler , bu balıkları kıyıda ve derin sularda cogunlukla gormek mumkundur.. iri ve buyukleri derin sularda , kucuk veya orta boyları kıyılarda yasarlar yırtıcı deillerdir… okadar uysaldırlarki denizde dibimize kadar gelirler bu yuzden bu balıgı zıpkınla bile avlamak cok kolaydır.. bu balıgın bulundugu yerler kayalık bolgelerdir tabiki bu kıyıdan avlayanlar icin 1 dez avantaj cunku her 10 atısımızdan 1 i genelde kayaya takılır ve kopar… ama aradada boyle seyler olmassa haksızlık gibi oluyor balıklar acısından , buyuzden bu balıgı avlamak icin butur olaylara goz yummamız gerekiyor… yem olarak midye , boru kurdu ozellikle! , sulunes , ekmek hamuru , mamun… daha 1 cok yem ile bu balıgı yakalamamız oldukca mumkun. Karagozler suru halinde gezdikleri icin tek 1 yerden yaklasık 15 , 20 tane karagoz avlayabilirsiniz.. ayrıca eti cok lezzetlidir , tavada yaparsanız tadına doyum olmaz simdi bu balıgın nasıl yakalanıcagına gelelim;

nasıl avlanır?
(daha fazla…)

ÇiPURA Balığının Avlanımı

admin | Balıkçılık | Pazar, 09 Aralık 2007

cipura2

Ege denizinin en lezzetli balıklarından biridir , derin sularda yasar ama yemlenmek icin mutlaka kıyıya gelir çenesi 1 midyeyi kırıcak kadar gucludur bu sayede midyeyi ağzında kırdıktan sonra etli bolumunu alır ve midyenin kabuklarını tekrar geri kusar aynen filtre gibidir.. Tabiki midyeden başka yemlerde yer ama en kolay bulduğu yem midye olduğu için muhtemelen onunla beslenir… azına aldıgı midyeyi mutlaka yutar levrek veya akya gibi alıp 10 metre acıldıktan sonra yutmaz.. buda tabiki bu balıgı yakalamayı dahada kolaylastırıyor.. daha cok kumluk yerlerde rastlamak mumkundur kumu azgızı ile eşeler ve ağzına gelen midyeleri yer.. buyuzden oltanızı kumluk ve derin bolgelere atarsanız daha cok sansınız olur.. bu balıgı oltadan cok paragat seklindede avlamak mumkun.. bu balık icin genelde paragat’ı tercih ederseniz daha iyi olur, çünkü bazen 6’lı veya 8’li suruler halinde dolasabiliyorlar buyuzden paragat’ın ignelerine butun gecen suru takılıyor paragat a yem olarak midye veya kalamar kullanabilirsiniz simdi bu balıgı nasıl avlayacagız ona bakalım….

nasıl avlanır?
(daha fazla…)

AKYA BALIĞI AVI

admin | Balıkçılık | Pazar, 09 Aralık 2007

akya

Oncelikle

soze baslamak gerekirse cok yırtıcı olan bu balık avcılık konusunda turunun en iyi ornegidir. Kıyıya yakın yerlerde yasarlar ama asıl yerleri okyanuslardır. Eger acsa kıyıya kadar gelebilir ve gordugu avı kesinlikle kacırmaz… balıkla beslenir kiloları yaklasık 1.5 kilodan 100 kiloya kadar olusanları vardır.. bu 1 az inandırıcı gelmeyebilir size ama tekne ile sırtı avına cıkan kisilere sorarsanız mutlaka yanıtı alacaksınız. Ornegin 2001 temmuz ayında cesme limanında bizim tanıdıklarımız kıyıdan 42 kilo akya cıkardılar ben ciftlikkoy tarafında kıyıdan 12 kilosunu yakalayabildim ama aslında bu balık derin su balıgıdır yani kıyıdan cok sans eseri tesaduf olarak vurur oda yerini cok iyi tespit etmeniz gerekmektedir. simdi bu balık nasıl avlanır ona bakalım;
(daha fazla…)

msn nickleri - msn kur - sohbet - dizi izle

Arşiv: 1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12-13-14-15-16-17-18-19-20-21-22-23-24-25-26-27-28-29-30
31-32-33-34-35-36-37-38-39-40-41-42-43-44-45-46-47-48-49-50-51-52-53-54-55-56-57
58-59-60-61-62-63-64-65-66-67-68-69-70-71-72-73-74-75-76-77-78-79-80-81-82-83-84
85-86-87-88-89-90-91-92-93-94-95-96-97-98-99-100-101-102-103-104-105

TOPlist Toplist TOPlist